Hezekiel (Hızkıl) Aleyhisselam

 

Bismillahirrahmanirrahim 

 

Hızkıl Aleyhisselâmın Soyu Ve Künyesi:

Hızkıl b. Bûzi, Bûri veya Nûridir.

Hızkıl Aleyhisselâmın annesi yaşlanıp çocuk doğurmaz hale geldikten sonra, Yüce Allah’tan bir oğul dilemiş ve Hızkıl Aleyhisselâm, ihsan olunmuştur.

Bunun için, Hızkıl Aleyhisselâm (İbnül’acûz = Koca Karının Oğlu) diye anılmıştır.

Hızkıl Aleyhisselâmın Peygamber Ve Binlerce Ölünün Dirilişine Vâsıta Ve Şahit Oluşu:

Hızkıl Aleyhisselâm; İsrail oğulları Peygamberlerinden olup Kâlib bin Yufenna ve oğlunun vefatından sonra, Yüce Allah, onu, İsrail oğullarına Peygamber olarak göndermişti.

Bakara sûresinin:

“(Sayıları) binlerce olduğu halde, ölüm korkusuyla, yurtlarından çıkanları, görmedin mi?

Allah, onlara:

“Ölünüz!” buyurdu.

Sonra da, kendilerini, diriltti.

Her halde, Allah, insanlara karşı, fazi (ve inayet) sahibidir.

Fakat, insanların pek çoğu, şükretmezler.” mealindeki 243. âyetinin tefsirinde deniliyor ki:

İsrail oğullarından; belâya ve zamanın mihnet ve meşakkatine uğrayan bazı insanlar, uğradıkları belâ ve meşakkatlerden şikâyetlenmişler ve:

“Ah! Ne olurdu, keşke, biz ölmüş olsaydık ta, şu içinde bulunduğumuz şeyler­den, rahata kavuşsaydık!” demişlerdi.

Bunun üzerine, Yüce Allah, Hızkıl Aleyhisselâma vahy edip:

“Senin kavmin, belâdan çığlık koparıyor.

Onlar, ölecek olurlarsa, rahata kavuşuvereceklerini sanıyor ve arzuluyorlar!

Onlar için, ölmekte hangi rahatlık var?

Onlar, benim, kendilerini, öldükten sonra, diriltemeyeceğimi mi sanıyorlar?

Filan yerdeki makbere’ye kadar git!

Orada, dört bin ölü bulunmaktadır.

Onların arasında ayağa kalkıp kendilerine seslen!

Onların kemikleri, darmadağın bir haldedir.

Onların kemiklerini, kuşlar ve yırtıcı hayvanlar, dağıtmışlardır!” buyurdu.

Bunun üzerine, Hızkıl Aleyhisselâm:

“Ey kemikler! Yüce Allah, sana, toplanmanı, emrediyor!” diyerek seslenince, kemikler, ölülerden her insanın yanında toplanıverdiler!

Hızkıl Aleyhisselâm, ikinci kez:

“Ey kemikler! Yüce Allah, sana ete bürünmeni emrediyor!” diyerek seslenince, kemikler, hemen ete sonra da, deriye bürünüp cesetler haline geldiler.

Hızkıl Aleyhisselâm; üçüncü kez:

“Ey Ruhlar! Yüce Allah, sana cesetlerine geri dönmeni emrediyor!” diyerek seslendi.

Allah’ın izniyle hepsi ayağa kalktılar ve bir kere tekbir getirdiler. Bu hususta, daha başka ve değişik rivayetler de, vardır.

Nitekim, ölen insanların, yurtlarında çıkan Tâûn’a yakalanmaktan veya Allah yolunda savaşmaktan korkup kaçtıkları ve vardıkları yerde öldükleri de rivayet edilir. Hızkıl Aleyhisselâm, İsrail oğulları arasında yirmi yedi yıl kalmıştır.

İsrailoğulları, renkten renge giren, değişik halli bir kavim olduklarından, Hızkıl Aleyhisselâmın emirlerini dinledikleri de, dinlemedikleri de, olurdu.

Hızkıl Aleyhisselâm, onların, bu hallerinden incinip Babil diyarına hicret etti, vefatına kadar, orada kaldı.

Kabrinin, Halle (Hılle) ile Küfe arasında bulunduğu ve Yahudîlerin onun kabrine son derecede saygı saygı gösterdikleri söylenir.

Halle: Bağdat’a, üç fersah uzaklıkta bir kariyedir.

Ona ve gönderilen bütün Peygamberlere selâm olsun…

Reklamlar